|
|
|
|||||||
| Türk Örf & Adetleri Türk Örf & Adetleriyle ILgiLi Herşey Bu BöLümde.. |
![]() |
|
|
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Hayırlı Ramazanlar
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Durumu:
Üyelik Tarihi: Mar 2009
Yaş: 41
Mesajlar: 3.370
Konular: 2683
Uye No:64589
Nerden: Balıkesir TR
Teşekkür Sayısı: 4.039 1.994 Mesajına 2.700 Kere Teşekkür Edildi
Forum Puanı: 305
Rep Puanı : 27026
Rep Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Dünya'da Batıl İnançlar ![]() 1. 13. Cuma: İskandinav mitolojisinde 12 tanrıya 13. kötü tanrının katılmasının insanlara kötü talih getirdiğine inanılır. 2. 2 ayaklı merdiven açıkken bir üçgen oluşturur. Altından geçmek bazı Hıristiyanlarca kutsal üçlemenin bozulmasına neden olduğuna inanılır. Kutsal üçleme kırılarak şeytanla bir anlaşma içerisine girildiği söylenir ve kötü şans getirir. 3. Antik Mısır'da Tanrıça Bast siyah bir kedi olarak tasvir edilirdi. Hıristiyanlarca diğer dinleri çağrıştıran her türlü obje kötü şans getirirdi ve dinlerine karşı çıkardı siyah kedi de dinlerine zarar verecek tanrıyla aralarına girecek bir objeydi. Hatta kedileri olan kadınlar bir dönem cadılıkla suçlanıp cezalandırılmıştı Engizisyon Mahkemeleri zamanında. 4. Yakınlarda bir baykuş 3 kez öttüğünde oraya ölüm getirdiğine inanılır kimilerince. 5. Ortada hiçbir şey yokken evin içinde bir köpeğin havlaması sonucunda evde birinin hastalanacağına inanılır. 6. Masada bıçakların üst üste gelmesi durumunda yani hane içerisinde masada duran bıçaklar çakışırsa o evde kavga olacağına inanılır. 7. Sebebi ve temeli bilinmese de evde kırılan aynanın 7 yıl şansızlık getirdiğine inanılır. Durduk yere sebepsiz kırılan aynanın ise ölüm getirdiğine.. 8. Birçok toplumda batıl olarak ev içerisinde şemsiye açmanın kötü şans getirdiğine inanılır. 9. 1 Mayıs'tan önce ağaçtan çiçek koparıp eve getirmek kötü şans getirir. 10. Birine karşılığında başka bir şey almadan eldiven vermek kötü şans getirir. 11. Suya, denize taş atmak kötü şans getirir. 12. Yeni ayakkabılar masanın üstünde bırakılmaz. 13. Yeni eve taşınırken eski evin süpürgesi yeni eve götürülmez. 14. Kulağınız yanıyorsa biri sizi anıyor demektir. Sol kulak yanıyorsa kötü sağ kulak yanıyorsa iyi şekilde 15. Sol elinizin avuç içi kaşınıyorsa kavga edeceksiniz sağ elinizin avuç içi kaşınıyorsa para gelecek 16. İyi bir şeyden bahsederken ve zarar gelmesi istenmiyorsa tahtaya 3 kez vurulur. 17. Süpürgeyle vurduğunuz kişi tembel olur. 18. Eğer fakir birine yeni bir çift ayakkabı vermezseniz hayatınız boyunca öldükten sonra diğer yaşama çıplak ayakla gidersiniz. 19. Birinin bardakta yarım kalmış suyuna su ilave ederek içilmez kötü kader getirir. 20. Cadılardan korunmak için mavi boncuk taşınır. 21. Eğer köprüde bir arkadaşınıza hoş çakal derseniz o arkadaşınızı bir daha göremezsiniz. (buna ben de inanıyorum) 22. Fırtınalı havada saç kesmek iyi şans getirir. 23. Kediler bebeklerden uzak tutulur, kedilerin bebeklerin nefesini çaldığı söylenir. 24. Tırnaklar veya saçlar kesildikten sonra yakılmalı veya gömülmelidir. Anadolu'da Batıl İnançlar ![]() 1. Mezarlık, ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır. 2. Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır. 3. Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur. 4. Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür. 5. Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir. 6. Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür. 7. Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür. 8. Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir. 9. Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır. 10. Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur. 11. Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır. 12. Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar. 13. Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez. 14. Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır. 15. Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur. 16. Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar. 17. Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur. 18. İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir. 19. İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır. 20. İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar. 21. Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür. 22. Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir. 23. Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir. 24. Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir. 25. Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner. 26. Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir. 27. Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir. 28. Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır. 29. Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur. 30. Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir. 31. Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür. 32. Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır. 33. Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir. 34. Kara ağaçtan düşen yaşamaz. 35. Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz. 36. İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür. 37. Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür. 38. Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz. 39. Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır. 40. Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur. 41. Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir. 42. Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir. 43. Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır. 44. Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir. 45. El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir. 46. Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur. 47. Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir. 48. Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir. 49. Akşam soğan yenen yere melekler gelmez. 50. Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur. 51. Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez. 52. Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir. 53. Gece ıslık çalmak günahtır. 54. Gece evden eve tuz verilmez. 55. Akşam kapının önü süpürülmez. 56. Ekmek aktaracağı evden eve verilmez. 57. Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir. 58. Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür. 59. Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür. 60. Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır. 61. Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır. 62. Evin temeline kara taş koymak iyi değildir. 63. Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar. 64. Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır. 65. Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur. 66. Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz. 67. Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır. 68. Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur. 69. Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır. 70. Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur. 71. Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur. 72. Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır. 73. Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur. 74. Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur. 75. Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz. 76. Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez. 77. Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur. 78. Yarım çay içen kadın dul kalır. 79. Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer. 80. Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur. 81. Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser. 82. Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar. 83. Makası açık bırakmak düşmanlarınızın sizin hakkınızda konuşmasına neden olur. 84. Çarşamba gecesi işlenilmez, çamaşır yıkanmaz, temizlik yapılmaz. 85. Gece tırnak kesilmez, ıslık çalınmaz, sakız çiğnenmez. 86. Gelinin ayakkabısının altına kimin ismi yazılırsa en kısa zamanda ismi yazılan kişi evlenir. 87. Birisi uzunca vakit eve dönmezse veya kaybolmuşsa ayakkabısına tuz dökülür. Kişi en kısa zamanda evine geri döner.
__________________
![]() ![]() |
|
|
|
| genie10 Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti: |
|
|
#2 (permalink) |
|
Hayırlı Ramazanlar
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Durumu:
Üyelik Tarihi: Mar 2009
Yaş: 41
Mesajlar: 3.370
Konular: 2683
Uye No:64589
Nerden: Balıkesir TR
Teşekkür Sayısı: 4.039 1.994 Mesajına 2.700 Kere Teşekkür Edildi
Forum Puanı: 305
Rep Puanı : 27026
Rep Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Batıl İnanışlardan Kaçınmak ![]() Dinin aslında bulunmayan, birtakım yollarla sincice dine ilave edilen ve dini inançmış gibi telakki olunan söz ve fiillerin tümü hurafe ve batıl inanç kapsamı içine girmektedir. Zihinlerde oluşan her yanlış ve inanış, insanları çarpık mantık ve ilişkiler ağı içine sokar. Bu ilişkiler sadece ferdin zihnini bulandırmakla kalmaz, topluma zarar veren bir yapıya dönüşür. Batıl inanç ve hurafelerin ortak karakteri, aşırı tutuculuktur. Bu hastalığa müptela olmuş toplumlar, her türlü değişim ve gelişme karşısında tavır alırlar. En tutucu insanlar ve toplumlar, batıl inanışlara ve hurafelere en çok bağlı olanlardır. Dinler tarihi incelendiği zaman görülecektir ki; her devirde bidat, hurafe ve batıl inanışlar, toplumların ortak problemi olmuş, daima gündemdeki yerini ve önemini korumuştur. Bu, dün olduğu gibi bugün de böyledir. İslam diniyle bağdaşmayan, akla ve mantığa uymayan, farkına varmadan insanları yüce dinin özünden uzaklaştıran bidat ve hurafeleri bazı farklılıklarla hemen her kesimde ve coğrafyada görmek mümkündür. Dinimizin temel inanç, ibadet ve ahlak esaslarıyla bağdaştırılması asla mümkün olmayan, halkımızı yanlışlıklara sevk eden öyle hurafeler ve saçmalıklar var ki, birçok insan bunu din adına samimi bir şekilde savunmakta ve hatta bu davranışını hakiki dindarlık, bunlara karşı çıkmayı ise dinden uzaklaşma, itikatsızlık ve inançsızlık olarak kabul etmektedir. Halbuki dinin kabul etmediği anlayış, inanış ve uygulamalarla dindarlık olmaz. Tam tersine hurafe ve batıl inanışlar, farkına varmadan kişileri inandıkları, söyledikleri dinin gerçeklerinden ve özünden uzaklaştırır. Gerçek dindarlık ancak dinimizin ana kaynaklarında bulunan inanç, ibadet ve ahlak esaslarını kabul etmek ve hayatımızı bu prensipler çerçevesinde düzenlemekle mümkündür. Sağlıklı ve gerçek bir dini hayat, hurafe ve batıl inanışlardan uzak olan bir hayattır. Kur’an, tevhit inancının dışındaki bütün inanç sistemlerinin batıl olduğunu belirtmekte, bu sebeple insanlara hakla batılı ayırt etmeleri uyarısında bulunmaktadır. Batıl inanış ve hurafeler, Peygamberimizin vefatını müteakip geçen zaman içinde gerek eski Arap inanç ve geleneklerinin yeniden şu veya bu vesilelerle su yüzüne çıkması, gerekse fethedilen ülkelerin kültür ortamlarıyla temasa geçilmesi, İsrailiyat denilen ehli kitap kaynaklı rivayetlerin bünyeye sızmaları sonucu ortaya çıkmıştır. Aslında İslam, ilk günden itibaren batıl inanış ve hurafeleri ortadan kaldırmak için gelmiştir. O günkü Arap toplumu içindeki tepkileri de o nedenle üzerine çekmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu hususta birçok ayetler mevcuttur. Ashab ve din alimleri batıl inançlarla asırlar boyu yılmadan mücadele etmiş ve İslam’ın saf ve berrak akidesini günümüze kadar taşımışlardır. Bu mücadele günümüzde de devam etmektedir. Ama insanları saplantılarından vazgeçirmek pek de kolay değildir. Batıl inançların kökü bir türlü kurutulamamıştır. Toplumların ortak kültürel ve sosyal derdi olan bu sakat inanışların gelişmesine, kök salmasına zemin hazırlayan birçok sebep vardır. Cehalet, gelenek-görenek, menfi propaganda, çıkar hesapları, kişisel zaaflar, insanların saf ve temiz inançlarını istismar gibi sebepler, hurafe ve batıl inanışların ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden olan faktörlerden bazılarıdır. Batıl inanış ve hurafeleri yayanların zararları sadece kendi şahısları veya muhatapları ile de sınırlı değildir. Bunlar, din dışı uygulamalarını din kılıfı altında sergiledikleri için insanların saf inançlarını bozmakta ve böylece hem yüce dinimize, hem de halkımıza pek büyük zararlar vermektedirler. Öyle ise İslam’ın ulviyetini ve kutsiyetini gölgeleyen, onun dinamizmini ve hamleci ruhunu olumsuz yönde etkileyen bu asılsız inanç ve uygulamalara karşı mücadele etmek, yüce dinimizi bu saçma inançlardan arındırmaya çalışmak her olgun müminin vazifesi olmalıdır. Bunun için yılmadan, usanmadan mücadele etmek gerekir. Bidat ve batıl inançlardan korunabilmenin en güvenilir yolu Kur’an ve sünnete sığınmaktır. İlk emri "Oku" ile başlayan yüce kitabımız Kur’an’ı bir kere bile okuyup anlamayan insanların bu batıl kıskacın pençesinden kurtulmaları pek kolay değildir. Kur’an’ın ifadesiyle batıl inanış köpük gibidir; Hak karşısında yok olmaya mahkûmdur. &&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&& ![]() Aynaların Kırılması Niçin Uğursuzluk Getirir? ![]() Ayna kırılmasının uğursuzluk getireceğine olan inanış, en eski batıl inançlardan biridir. Kökeni ilk aynanın yapılışından yüzyıllar öncesine, hatta ilk çağ insanına kadar gider. Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir. İlk aynaların kullanılışı eski Mısır devirlerine rastlar. Bunlar pirinç, bronz, gümüş hatta altın gibi metallerden yapılmış ve çok iyi parlatılmış yüzeylerdi ve de tabii ki kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu. Sonraları buna vampirlerin ruhları olmadığından bu parlak yüzeylerde görüntülerinin de yansımadığı inancı ilave edildi. Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu. Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar. Romalılar hayatın her yedi senede bir kendini yenilediğine inanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu. Bu batıl inanç, 15. yüzyılda İtalya'da, Venedik şehrinde, arkası gümüş kaplı, çok kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti. İnanç biraz da ekonomik boyut kazanmıştı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyanlıyorlardı. Bu inançla beraber geliştirilen bazı önlemler de oldu tabii. Örneğin: aynanın kınlan parçaları toplanır ve güneye doğru akan bir ırmakta yıkanırsa veya toprağa gömülürse kötü şans yok edilmiş olur. Ancak kırılan parçaları alıp evden çıkarken içlerine bakmamak gerekir. Yatak odalarındaki aynaların üzerleri kullanılmadığı zamanlarda örtülmelidir ki ruh içinde kalmasın. Ölen bir insanın evindeki aynaların da üzerleri örtülmelidir ki ruh gökyüzüne doğru olan yolculuğunda bir engelle karşılaşmasın. 17. yüzyılın ortalarında İngiltere ve Fransa'da ucuz maliyetli aynalar üretilmeye başlanıldı ama batıl inanç o kadar yerleşmişti ki, günümüzün modern dünyasında bile hala devam ediyor.
__________________
![]() ![]() |
|
|
|
| genie10 Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti: |
tomb raider (28-06-10),
TwiSTaNiC* (06-05-10)
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Hayırlı Ramazanlar
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Durumu:
Üyelik Tarihi: Mar 2009
Yaş: 41
Mesajlar: 3.370
Konular: 2683
Uye No:64589
Nerden: Balıkesir TR
Teşekkür Sayısı: 4.039 1.994 Mesajına 2.700 Kere Teşekkür Edildi
Forum Puanı: 305
Rep Puanı : 27026
Rep Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Binbir Batıl İnanç ![]() Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Güler, birlikte yaşayan insanlar arasında kimi zaman korkudan, kimi zaman çaresizlikten, kimi zaman da rastlantılardan doğan bir takım inanışlar olduğunu belirtti. Prof. Dr. Güler, bu tür inanışların, ilk insanın var oluşundan günümüze kadar sürüp geldiğini ifade ederek, 'Bu tür inanışların çoğunun bilimsellikle, akılla, çağdaşlıkla bir ilgisi yoktur. İnanışlar kişiden kişiye değişmekle birlikte ortak yanları vardır. Bu tür inanışların insan üzerinde negatif etkisi de bulunmaktadır' dedi. Batıl inançlar... ![]() -Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır. - Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır. -Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur. -Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür. -Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir. -Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür. -Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür. -Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir. -Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır. -Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur. -Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır. -Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar. -Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez. -Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır. Hayvanlarla ilgli batıl inançlar... ![]() -Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur. -Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar. -Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur. -İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir. -İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır. -İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar. -Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür. -Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir. -Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir. Ocak ve ateşle ilgili batıl inançlar: ![]() -Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir. -Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner. -Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir. -Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir. -Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır. -Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur. -Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir. -Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür. -Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır. -Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir. Tarım ve bitkilerle ilgili batıl inançlar: ![]() -Kara ağaçtan düşen yaşamaz. -Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz. -İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür. -Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür. -Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz. -Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenleryetim kalır. -Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur. -Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir. İnsan vücuduyla ilgili batıl inanışlar: ![]() -Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir. -Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır. -Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir. -El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir. -Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur. Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir. -Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir. Karanlık ve ışıkla ilgil inanışlar: ![]() -Akşam soğan yenen yere melekler gelmez. -Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur. -Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez. -Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir. -Gece ıslık çalmak günahtır. -Gece evden eve tuz verilmez. -Akşam kapının önü süpürülmez. -Ekmek aktaracağı evden eve verilmez. -Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir. Bereketle ilgili halk inançları ![]() -Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür. -Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür. -Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır. -Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır. Evle ilgili batıl inançlar: ![]() -Evin temeline karataş koymak iyi değildir. -Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar. -Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır. -Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur. -Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz. -Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır. -Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur. -Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır. -Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur. -Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur. -Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır. Cinsiyetle ilgili batıl inanışlar: ![]() -Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur. -Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur. -Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz. -Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez. -Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur. -Yarım çay içen kadın dul kalır. -Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer. -Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur. -Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser. -Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar. -Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur -------------------------------- Bir Garip Batıl İnanç ![]() Konya'da bazı kişiler, ziyarete geldikleri mezarlıklara, dileklerinin yerine gelmesi için asma kilit bırakıyor. Konya'daki Hz. Mevlana gibi birçok büyük düşünür ve İslam aliminin kabirlerinin bulunduğu mezarlıkları hergün yüzlerce vatandaş ziyaret ederek, dualar okuyor. Kent merkezinde bulunan Üçler Mezarlığı yetkilileri, ölen akrabaları ya da büyük alimlerin mezarlarını ziyarete gelen birçok vatandaşın, ziyaret sonrasında mezarların üstlerine dileklerinin kabul olması için çeşitli eşyalar bıraktığını belirtti. Bunlar arasında asma kilitlerin ön plana çıktığını ifade eden yetkililer, çeşitli boylardaki asma kilitlerin çocuk sahibi olmak isteyen, hayalindeki üniversiteye girmeyi hedefleyen ya da benzeri dilekleri olan kişiler tarafından bırakıldığını kaydetti. Mezarların bakım ve temizliği sırasında mezarların üzerlerinden hergün onlarca asma kilit topladıklarını belirten yetkililer, bazı vatandaşların bu kilitlerin iç kısmına fotoğraflarını ya da dileklerinin yazılı olduğu kağıt bile bıraktığını söyledi. Bazı vatandaşların da dileklerinin gerçekleşeceği düşüncesiyle mezarlardan taş ve kum alarak evlerine götürdüğünü bildiren yetkililer, kendilerinin böyle olaylara müdahale ettiklerini, ancak herşeye rağmen bu tür olaylarla karşılaştıklarını belirtti. Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdülkerim Bahadır ise Allah'a dua etmenin insanların en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu belirtti. Bu anlamda her yerde dua etmenin doğal olduğunu, ancak dua ederken dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Bahadır, şunları kaydetti: ''Özellikle bir ölü odaklanarak ya da ön plana çıkarılarak birşey istemek doğru değildir. Bunlar tamamen batıl inanıştır. Çocuk veya hedeflediği üniversiteyi kazanmayı isteme, yaygın olarak ülkenin her yerinde var. Ancak bunları mezarlıklarda aramak çok yanlış. Bunlardan uzaklaşmak gerekiyor. Ölüler için sadece dua edilir, onlardan birşey beklenmemeli.''
__________________
![]() ![]() |
|
|
|
| genie10 Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti: |
|
|
#4 (permalink) |
|
<<<KlasıM-KlassıN-KlaS>>>
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Durumu:
Üyelik Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 4.445
Konular: 1916
Uye No:2199
Nerden: İstanbuL
Teşekkür Sayısı: 1.350 1.516 Mesajına 2.315 Kere Teşekkür Edildi
Forum Puanı: 280
Rep Puanı : 23305
Rep Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
7. Sebebi ve temeli bilinmese de evde kırılan aynanın 7 yıl şansızlık getirdiğine inanılır. Durduk yere sebepsiz kırılan aynanın ise ölüm getirdiğine..
Ben sadece buna inanıyorum.Öyle ki bizim evde ilginç ve esrarengiz bir şekilde ayna kırıldı ve o gece dükkanımıza hırsız girdi.Devamında da bu aralar maddi sıkıntı çekiyoruz örneğin.Bu 7 yıl işi saçma açıklaması ama olmayacak gibi gelmiyor bana.Allah beterinden saklasın ne diyim valla...
__________________
![]() ![]() [LinkLeri Sadece Forumumuza Üye olanlar Görebilmektedir. Üye oLmak için tıkLayın]
![]() --------------------------------------------- Ö S S sebebiyle yokum!.. ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
| 'Üçüncü Şahıs' Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
TwiSTaNiC* (06-05-10)
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Hayırlı Ramazanlar
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Durumu:
Üyelik Tarihi: Mar 2009
Yaş: 41
Mesajlar: 3.370
Konular: 2683
Uye No:64589
Nerden: Balıkesir TR
Teşekkür Sayısı: 4.039 1.994 Mesajına 2.700 Kere Teşekkür Edildi
Forum Puanı: 305
Rep Puanı : 27026
Rep Seviyesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Ben inanmıyorum aynanın kırılmasıyla bağlantısı olan olaylara. Ama benimde bir çok inandığım batıl olaylar var
__________________
![]() ![]() |
|
|
|
| genie10 Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler: |
TwiSTaNiC* (06-05-10)
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İlginç Türk Adetleri | muratcan36 | Türk Örf & Adetleri | 3 | 11-10-09 13:46 |
| Anadolu'da Ölümle İlgili Adet ve İnanışlar | α∂яєηαℓιη | Türk Örf & Adetleri | 0 | 02-05-09 10:12 |